AKİT SON DAKİKA
MEKKE CANLI YAYINMEDİNE CANLI YAYIN

İslam birliği ideali

Müslümanları birbirine bağlayacak bunca bağ varken kavga etmeleri ve hele savaşmaları vicdanî ve aklî değil. Allah rızası kazanmak isteyen, Allah’ın emirlerine kesin olarak itaat etmeli. Peygamberimiz (sav), Kur’an’ın prensipleri ile hayatımıza yön vermemizi ve problemlerimizi çözmemizi tavsiye eder.

 Ali Erkan Kavaklı 

Müslüman olarak aynı Allah’a inanıyoruz, aynı Peygamberi (sav) rehber edindik, hep birlikte günde beş defa aynı kıbleye dönüp dua ediyoruz, aynı kutsal kitabı okuyoruz. Sıkça kardeşlik âyetini okuruz:

Müminler kardeştir” cümlesi gönül kubbemizde ve kulaklarımızda çınlar.

Kur’an; Müslümanları birlik ve beraberliğe, kardeşliğe çağırır. Medineli iki kabile olan ve birbirleri ile 120 yıl savaşan Evs ve Hazrec’e savaş yıllarını hatırlatır ve şöyle seslenir:

Hepiniz Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, parçalanıp ayrılmayın!

Allah’ın üzerinizdeki nimetini düşünün, bir vakit siz birbirinizin düşmanı idiniz, onun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz.

Siz ateşten bir çukurun tam kenarındayken o sizi kurtarmıştı.

İşte Allah âyetlerini size böyle açıklıyor, umulur ki hidayete erersiniz.” (Âl-i İmran,103)

Kur’an âyetleri rehberimiz, yol göstericimiz ve hidayet kaynağımız.

Müslümanları birbirine bağlayacak bunca bağ varken kavga etmeleri ve hele savaşmaları vicdanî ve aklî değil. Allah rızası kazanmak isteyen, Allah’ın emirlerine kesin olarak itaat etmeli.

Peygamberimiz (sav), Kur’an’ın prensipleri ile hayatımıza yön vermemizi ve problemlerimizi çözmemizi tavsiye eder.

Üstünlük ancak takvada

Din ile dünyayı birlikte düzeltiniz” buyurur.

Hz. Muhammed (sav), Veda Hutbesi’nde Müslümanlara ırkçılık ve bölücülük yapmamalı için uyarır ve şu kesin emri verir:

Ey insanlar! Rabbiniz birdir, babanız da birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız. Âdem ise topraktandır. Arap’ın Arap olmayana, Arap olmayanın Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi, sarı ırkın siyah ırka, siyah ırkın sarı ırka bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah’tan korkmadadır. Allah yanında en kıymetliniz, ondan en çok korkanınızdır.

Irkçılık ve tefrika yüzünden Osmanlı Devleti param parça oldu. İslam ülkeleri emperyalist, sömürgeci, Batılı devletlere yem oldular.

Bugün de Müslümanlar birbirleriyle kavgalı.

İslamiyet kardeşliği emrediyor, Suriye’de iç savaş var.

Irak’ta Kürtler ayrı devlet kurma peşinde.

Kürtçülük virüsü ile Amerika ve Batılılar Türkiye’yi bölmek istiyorlar.        

Irkçılık, bölücülük, tefrika Kur’an şairi Mehmet Akif’in eserlerinde mücadele edilmesi gereken en önemli düşman olarak tarif edilir.

Akif, emperyalist Batı karşısında Müslümanları birlik ve beraberliği çağırır ve şöyle haykırır:

Girmeden tefrika bir millete düşman giremez;

Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.

Bu yol hak yoludur

1912 yılında ırkçılık davası güderek Hıristiyan Balkan devletleri ile birlikte hareket eden Müslüman Arnavutlara şöyle seslenir:

Hani milliyetin İslam idi? Kavmiyetin ne?

Sarılıp sımsıkı dursaydın a milliyetine.

Arnavutluk ne demek? Var mı şeriatta yeri?

Küfür olur başka değil, kavmini sürmek ileri!

Arab’ın Türk’e, Laz’ın Çerkez’e yahut Kürd’e,

Acem’in Çinliye rüçhanı (üstünlüğü) mü varmış? Nerde?

Müslümanlıkta anasır (ırkçılık) mı olurmuş? Ne gezer?

Fikr-i kavmiyyeti (ırkçılık fikrini) telin ediyor (lanetliyor) Peygamber!

En büyü düşmanıdır ruh-u Nebi (Peygamberin ruhu) tefrikanın (ayrılık)

Adı batsın onu İslam’a sokan kaltabanın…

Birlik ve beraberliğin Müslümanlara güç vereceğini ve bizi zafere götüreceğini sıkça ifade eder Akif. Muhteşem Çanakkale zaferini birlik ruhuna bağlar:

Cehennem olsa gelen göğsümüzde söndürürüz;

Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz!

Düşer mi sandın tek taşı harim-i namusun,

Meğer ki cenge giren son nefer şehit olsun!

Şu karşımızdaki mahşer kudursa çıldırsa…

Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa…

Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;

Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir…

Değil mi sinede birdir yürek… Yılmaz!

Cihan yıkılsa, emin ol, bu cephe sarsılmaz! (18 Mart 1915)

Vakit sarılma vakti

Bayram geliyor. Bayramlar küskünlük, kırgınlık, düşmanlıkların unutulup barış ve kardeşlik duygularının yeşertilip güçlendirildiği günler olmalı.

Evimizde, akrabalarımız arasında, milletimiz içinde ve bütün Müslümanlar arasındaki dargınlıkları, düşmanlıkları, ayrılıkları bir tarafa bırakma zamanı.

İslam kardeşliğine yeniden sarılma vakti.

Müslümanlar İslam kardeşliğini yeniden ihya edebilirse Allah’ın yardım ve lütuflarına mazhar olur emperyalist Amerika ve Aprupalılara karşı direnebilirler.

Yüce Kur’an’ın emirlerine sarılmalı, İslam Birliği idealini hayat geçirmek için var gücümüzle çalışmalıyız.

Allah’ın emirlerine sımsıkı tutunursak muhakkak Allah bizi doğru yola iletir.