AKİT SON DAKİKA
MEKKE CANLI YAYINMEDİNE CANLI YAYIN

Hilekârlık yapan cezasını buluyor

Halîfe Hârûn Reşîd, temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarını belirlemek, Behlûl Dânâ’yı görevlendirmiştir...

Halîfe Hârûn Reşîd, temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarını belirlemek, esnafın halkı aldatmasına mâni’ olmak ve fiyatları kontrol etmek üzere Behlûl Dânâ’yı görevlendirmiş...

Behlûl Dânâ, et için belirlenen fiyatları kasaplara ilan ettikten sonra çarşıya çıkmış. Bir kasabın önünde durmuş ve alışverişini bitirip dışarı çıkan bir müşteriyi durdurup, hangi cins et aldığını, ne kadar aldığını ve kaça aldığını sormuş. Adam, hangi cins etten ne kadar aldığını ve kaç para verdiğini söylemiş.

Bakmış ki kasabın verdiği et, fiyatı düşük olan cinsten üstelik de miktarı eksik...

Behlûl Dânâ, kasabı azarlamış :

Neden, daha düşük kaliteli eti, yüksek fiyata satıyorsun. Üstelik tartıda hîle yapmışsın. Utanmıyor musun?...

Kasap, ık-mık edip şöyle mazeret beyân etmiş:

Efendim, ne yapayım, çoluk çocuğum var, böyle yapmazsam geçinemiyorum...

Behlûl Dânâ, oradan çıkıp başka bir kasabın önünde durmuş. Oradan da bir müşteri çıkınca durdurup aynı soruları sormuş. Müşteri, miktarı, etin cinsini ve fiyatını söylemiş.

Behlûl Dânâ, adamın elindeki paketi açınca, miktarın daha fazla ve etin belirlenen fiyattan daha ucuza satıldığını anlamış.

Behlûl Dânâ, içeri girip kasaba sebebini sormuş.

Kasap demiş ki :

Allah’a şükür ki, benin hâlim vaktim yerinde, Ümmet-i Muhammed’e hizmet olsun diye, az bir kârla veriyorum...

Behlûl Dânâ, doğru saraya giderek, Hârûn Reşîd’in huzûruna çıkmış ve istifâsını vermiş. Behlûl’ün daha ilk günden istifâ etmesine hayret eden Hârûn Reşîd, sebebini sorunca Behlûl Dânâ şu cevâbı vermiş :

Benim bu görevi sürdürmeme hiç gerek yok zîrâ Cenâb-ı Hakk bu işi mükemmelen yapıyor. Hîlekârlık yapanların belâsını veriyor, onlar hep sıkıntı içinde, geçinemiyorlar. Nâmuslu esnafa da bol bol bereketini veriyor, onlar da ferah fahûr yaşıyorlar...