AKİT SON DAKİKA
MEKKE CANLI YAYINMEDİNE CANLI YAYIN

Hafız İsmail Biçer öleceğini gördüğü bir rüya ile hissetmiş

26 Mart 1998'de trafik kazası sonucunda hayatını kaybeden Beyazıt İmamı İsmail Biçer öleceğini gördüğü bir rüya ile hissetmiş...

İsmail Biçer. Sadece Türkiye'nin değil. Tüm dünyanın tanıdığı bir hafız o. Meslektaşları tarafından yüce yaradan onu Kur'an-ı Kerim okumak için yaratmış diye anlatılan İsmail Biçer öleceğini bir rüya sonucunda hissetmiş.

Vefatından kısa bir müddet önce Fatih Camii İmamı Osman Şahin rüyasında onu Fatih Camii’nin bir köşesinde Kur’ân okurken görmüş, rüyasını rahmetliye anlatmış. O da “Hangi âyetleri okuyordum, biliyor musun?” diye sormuş. Osman Şahin: “Bilmiyorum” demiş. Bunun üzerine rahmetli İsmail Biçer: “Ben de aynı rüyayı gördüm. ‘Li külli ümmetin ecelün fe izâ câe ecelühüm lâ yeste’hirûne sâaten ve lâ yestakdimûn...’ âyetini okuyordum”, demiş. Âyetin meâli şöyledir: “Her ümmetin bir eceli vardır. Onların ecelleri gelince ne bir an geri kalırlar, ne de bir an ileri gidebilirler.” (A’râf Sûresi, 34)

Bu tarihten çok zaman geçmeden İsmail Biçer 26 Mart 1998 Perşembe günü Bandırma yakınlarında elim bir trafik kazası geçirerek vefat etti.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN CENAZESİNDE GÖZYAŞI DÖKMÜŞTÜ

Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyİp Erdoğan İsmail Biçer'in cenaze töreninde en ön safta idi. Erdoğan törende gözyaşı dökmüştü...

İSMAİL BİÇER KİMDİR?

İsmail Biçer 1947 yılında Bolu’nun Göynük ilçesinin Çay Köyünde doğdu. 1957 yılında, 10 yaşındayken hıfzını tamamladı.İsmail Biçer on yaşlarında iken toplu merasimlerde Kur’ân okumaya başladı. Böyle bir merasimde İstanbul’daki Nuruosmaniye Kur’ân Kursu Hocası Hafız Hasan Akkuş’la tanıştı. Akkuş Hoca’nın: “Bu küçük hafız köyde kalmasın, hemen İstanbul’a, Nuruosmaniye Kur’ân Kursu’na benim yanıma getirin” demesiyle hayatı değişti. Bu tarihten sonra İstanbul’a gelerek Hafız Hasan Akkuş’tan iki buçuk sene ta’lim ve tecvid dersleri aldı. (1958) Hocaefendi onunla özel olarak ilgilenir, gittiği dînî merasimlere mutlaka onu da götürür, Kur’ân okuturdu.

EDİRNEKAPI MİHRİMAH CAMİİ’NDE

İsmail Biçer 1969 yılında İstanbul İmam-Hatip okulundan, 1976 yılında da İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nden mezun oldu. İlk görevine 1966 yılında Fatih Müftülüğü’ne bağlı Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii’nde müezzin olarak başladı.

1979 yılında askerlik dönüşü, Reîsü’l-kurrâ Abdurrahman Gürses Hocaefendi’nin yaş haddinden emekliye ayrılmasıyla boşalan Bayezıt Camii imamlığına atandı. İsmail Biçer bu yıllarda Abdurrahman Gürses Hocaefendi’den İlm-i Kıraat (Aşere ve Takrib) okuyarak icazet aldı. Abdurrahman Gürses Hocaefendi İsmail Biçer’i evlâdı gibi sever, o da ona babası gibi hizmet ederdi.

ÜÇ OĞLU DA HAFIZ

İsmail Biçer Kur’ân aşığı idi. Kendisi hafız olduğu gibi üç oğlunu da hafız yetiştirdi. Büyük oğlu Atilhan’ı Abdurrahman Gürses Hoca hafız yetiştirdi. İsmail Biçer gayet samimî, içi dışı, özü sözü birdi. Bildiği doğruları söylemekten çekinmezdi. Çok mütevazı idi. Çok güzel Kur’ân okurdu. Kendisini dinleyenler adeta kendilerinden geçerdi. Tarihî Beyazıt Camii’nde verdiği öğle ve ikindi namazlarından sonra okuduğu aşırlar hâlâ akıllardadır. Kendisini dinlemek için çok uzaklardan gelenler olurdu. İsmail Biçer yurt dışında Malezya, Tunus, Pakistan, İran ve Libya’da yapılan Kur’ân-ı Kerim’i güzel okuma yarışmalarında Türkiye’yi temsil etti. Burada aldığı başarılarla halkın gönlünde taht kurdu.

BEYAZIT CAMİİ TALEBELERLE DOLUP TAŞARDI

İsmail Biçer sadece Kur’ân’ı güzel okumakla yetinmez, aynı zamanda okuturdu. Kur’ân okumak isteyen hiçbir kimseyi boş çevirmezdi. Görev yaptığı Beyazıt Camii talebelerle dolup taşardı. Bu talebelerle tek tek ilgilenip yardımcı olduğu gibi hiçbir ücret de talep etmezdi. Okutma karşılığında birisi bir şey vermek istese asla kabul etmez ve: “Hocamın bana vasiyeti var, Kur’ân okutma karşılığında bir şey almam” derdi.

İsmail Biçer 1986 yılında Haseki Eğitim Merkezi’nde haftada iki saat Ta’lim ve Tashih-i Hurûf derslerine girdi. Burada talebelerle sohbet yapar, merasimlerde hangi âyeti okuyacağını istişare ederdi. Okuduğu âyetlerin özellikle manaya göre muvafık düşmesine özen gösterirdi.

Cenazesine memleketin her tarafından binlerce hafız ve Kur’ân âşıkları geldi. İstanbul’daki sevenlerinin de katılımıyla Beyazıt Camii ve meydanı tıklım tıklım doldu. Cenaze namazını Diyanet İşleri eski başkanlarından Dr. Tayyar Altıkulaç kıldırdı.(ülke.com.tr)