AKİT SON DAKİKA
MEKKE CANLI YAYINMEDİNE CANLI YAYIN

Dağıstan Arslanı

Bir hainin affını isteyen annesine 100 kırbaç cezası verdirmişti: Şeyh Şamil soyunup annesinin yerine 100 kırbaç yedi!

Büyük İslâm mücahidi. Dağıstan Arslanı. Tam otuz yıl çok güçlü Rus ordularına karşı kahramanca savaştı. Önünde nice Rus generaline boyun eğdirmişti. Ruslarla işbirliği yapan bir hainin affını isteyen annesi için soyunup, onun yerine kırbaç cezasını kendine uygulattı. Bir öğle vakti savaşta yaralanmıştı, kendisini kaybeden Şamil, günlerce baygın yattıktan sonra gözlerini açtığında başucundaki annesine ilk sözü:

- İkindi namazı geçti mi? olmuştu.

Ruslara tutsak olduğunda namaz kılmak istedi. Onu sarayın kilisesine götürdüler. Orada adamları kilisedeki putları örtmeye çalışınca engel oldu:

- Bırakın, Şamil’in esarette ve burada da namaz kıldığına mahşerde o da şehadet etsin!

Naipleri vardı. En meşhuru Hacı Murat’tır. Ona sağ kolum derdi. Çar ona bir esir değil, misafir muamelesi yapıyordu. Son arzusu Hacca gitmekti. Sultan Abdülaziz’in delaletiyle Çar müsaade etti. İstanbul’dan geçerken Sultan Abdülaziz tarafından bizzat karşılandı ve Sultanla Dağıstan Arslanı uzun uzun kucaklaştılar. Şeyh Şamil, cihadın sembolü olan kılıcını, asıl sahibine teslime gidiyordu. Hacda büyük bir sevgi ve saygı gösterisi ile karşılandı.

Vefatına yakın misafir bulunduğu evin sahibini çağırdılar. O, misafirinin son yolculuğuna hazırlandığını görünce:

- Ey Allah’ın nezdindeki kardeşim. Allah’ın bir olduğunu ve O’ndan başka Allah olmadığını söyle, dedi.

Birden gözlerini açan Şeyh Şamil’in işareti üzerine kenetlenmiş ellerini çözdüler. Sağ elinin işaret parmağını uzattı ve bütün hayatının gayesi onun son cümlesi oldu.

- Eşhedü en lâ ilâhe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve Resulüh.